h1

Ocak 10, 2012

Nedenini bilmiyorum ama acaip yorgun hissediyorum kendimi.

Yine geldi.. ne yaparsam yapayım soğutamıyorum kendimi.
Nefret ediyorum ve çok korkuyorum ondan.
Konuşmuyorum. Sadece uyumak istiyorum. Kalmasın yanımda istiyorum ama gitmiyor.
Canım çok sıkılıyor ve ben yine nefes alamıyorum.

7/24 hiç bir şey yapmadan film seyretsem, ve çay ve atıştırmalıklar..
Üzerimde polar battaniyem…
1 ay böyle bir hayat yaşamıştım..
Hatta korkularım yüzünden gece tv seyreder güneş doğmaya başladığında ise yatağa giderdim.
Sıcak yemek yoktu,ekmek arası yapardım..
ama çay vazgeçilmezimdi. belki ocağın altını o çay bitene kadar 5 defa açıp söndürürdüm.Kendime ait bir dünyam vardı. TV,internet,namaz,kitap,banyo,WC,mutfak,yatak… belki 1 hafta evden çıkmazdım ve nadir çıktığım zamanlarda ise 10 m ilerdeki bakkala ekmek almaya giderdim..
ve bu sefil hayatım ne zaman son bulacak diye düşünürdüm.
Ve şimdi o hayatımı özlediğimi hissetim..
Düşünün nasıl depresyondayım.. Gİtsin istemiyorum.. Gİtsin…

h1

Aralık 28, 2011


…”Gönül bu, toz kondurmak istemiyor sevdiğine…Peşlerine yetişmeye de kimsecikler pek gönüllü olmadı. Hem yetişsek neye yarar. Ursa seçmiş seçeceğini Seçilmeyendim ben,tercih edilmeyen.”
“Öyle söyleme Berenisciğim.Her yazgı, bizi koruyan bir kaderin bilgisiyle işler.Tercih edilmediğimizi düşündüğümüzde,aslında başka bir şey için tercih etmiştir bizi kader.Sen tercih edilmeyecek biri değilsin.Fakat Allah’ın izniyle dünyada göreceğin başka işlere yazmış seni kader”…

…Burası dünyadır.Hepimizin bir ah’ının,bir hevesinin takılı kaldığı bu dünya,iç içe geçmiş hikayelerin yumağıdır.
Yalan dünyadır.
Kimseye yar olmamıştır…

…Alemde, Aşk’tan başka hiçbir şey olmadığından,elini neye atsan,ayrılık acısıyla ağlarken bulursun bu yüzden.
Aşk,yarılmışlık, içinden sıyrılıp çıkmışlık, fark etmişliktir ki bu dert,fena bulmadıkça,imha olmadıkça kapanmayacak bir yaradır.
Sevgiliye heba olmamış bir can,aşk iddiasında bulunmasın!…

…Akıp giden hayatın içinde bir tür denge unsuru olmak gerekirdi bazen. Yani kadınsanız,anneyseniz, bu böyledir diye düşünürdü Hatice Hatun…

…Hayat arkadaşıydı O.
Bırakmayan,vazgeçmeyen,tutan ve saran..
Alnı ter içinde, gözlerini güneşten kısarak ama yüzünde kocaman bir tebessümle baktı …

h1

HER DAİM YOLCU OLMAK…

Aralık 16, 2011


Geçen gün belediye otobüsündeydim.Mecidiyeköy-ev hattı. İş çıkış saati olması nedeniyle otobüs çok doluydu. Ben en arkada ayaktaydım. Bir durakta şöför arka kapıyı açtı ve arkadan bir grup bindi.Yaklaşık 8-10 kişi. 3 kişi akbilini gönderdi.akbilini gönderen bir bayan “no’luyo ya niye kimse akbilini göndermiyor?” dedi eşi sandığım adam dürttü. Kadın “Yazık! aşağıda binmek isteyen hem de akbil basacak çok insan vardı bunlar yüzünden binemedi” dedi. Düşündüm. Haklıydı. Bazen bu dünyada olmayı buna benzetiyorum. Bir otobüsteyiz, belki rahat bir koltukta pencere kenarındayız; ya da oturmuşuz ama koridordaki adamın ceketi burnumuza değiyor canımız sıkılıyor öfleyip, pöfliyoruz;ya da ayaktakilerin arasında sıkışmışız, sinirliyiz, gerginiz.
Ama o otobüsteyiz işte. Yolcuyuz ve o otobüse binemeyen durakta bekleyenler var.
Oturuyor olsak ta ayakta olsak ta halimize şükretmeyi unutuyoruz. Hep bir veryansın..

Rabbim yolculuğumuzu hayırlı geçirsin ve şükretmeyi bilenlerden eylesin.Ama tabii ilerde bir durakta inecek koltuktaki yolcuyu da dikkatle dikizlemeyi unutmayalım, koltuğu kapmak için…. vesselam….

h1

İŞTE GELDİM BURDAYIM!

Aralık 13, 2011

Uzun bir aradan sonra yine karşınızdayım. “Bu kadar uzun zamandır niye yazmadın?” sorusuna vereceğim bir cevabım yok. Hayat telaşı işte :) Şu an saatler 19:12 yi gösterirken ben hala işteyim ve bu 21:00 e kadar devam edecek görünmekte. Yıl sonu diyelim…
İlla bir konu mu bulmalıyım birşeyler yazmak için şu sıralar çok konusuz yaşıyorum sanki. Yani öyle değil de ne bileyim işte…
Hayatımda değişiklik diyebileceğim şeyler sanırım kilo verme azmine yine kavuştum(şu an şok diet yapıyorum ve 2. günüm), ingilizce kursuna başladım tekrar(ki bu sefer sınıfta 3 kişiyiz ve diğer iki kişi lise 1. sınıf öğrencisi Allahtan hocamız 47 yaşında),ve tabii dünyalık işler (Bu ay hedefimi tutturabilecekmiyim?yarın ne giysem?hafta sonu nereye gitsem? )….
2012 ye az kaldı 2011 i check etme vaktidir. Boşaltın bakalım ceplerinizi,çuvallarınızı! Neleri taşıyorsunuz 2012′ ye.Yeni bir yıl tüm güzellikler sizinle olsun deyip sahneden çekiliyorum

esen kalınız…ve beni izlemeye devam ediniz…

h1

Elif Olmak..

Eylül 2, 2011

Elif kadar yalnızım yine, ne bir üstün baş ucumda ne de esre yetişir imdadıma..!
Sesi kısılmış ötrelerin.
Elif gibi savunmasızım..
Meddim bile yok artık ne yukarı çekiliyorum ne aşağı uzuyorum
Hiçbir kıraatta yok yerim.. hükmüm hep müsavi
İçimi çekiyorum sade içime doğru çekiliyorum.
Lamını yitirmiş elif gibiyim. Bu bendeki hal yalnızlığın kaçıncı hali..?

h1

Hayırlı Ramazanlar…

Ağustos 1, 2011

hani anket soruları vardır ya “ıssız bir adaya düşseniz alacağıznız 3 şey?” gibi. bende “sizi etkileyen/içinizi acıtan 3 kelime nedir?” diye sorsam ne dersiniz..
benim için 1) mesuliyet 2) ubudiyet 3)zulüm dür..

1) mesuliyet: bu kelimeyi her söylediğimde omuzlarıma bir yük bindiğini ve nefessiz kaldığımı hissederim. öyle anlamlı bir kelimedir ki.bir kere insan olarak yaratılmanın bir mesuliyeti var, sonra evlat olarak, arkadaş,kardeş,çalışan,eş,…

öyle mesuliyetlerimiz var ki.rabbim utandırmasın

2)ubudiyet: kul olmak, ubudiyet bana aynı zamanda tam bir teslimeti gösterir. ben kulum ve san yaratansın senden gelen herşey kabulüm, öyle bir kul olayım ki her an sana ulaşabilmek adına yanayım..

3)zulum: sadece kelimeyi bir kere tekrar etmenizi istiyorum başka bir açıklama bile yapmayacağım…

Ramazan ayı mübarek aydır ve rabbim bu ayda “kul olma” bilincimizi artırsın, acziyetimizi ve muhtaçlığımızı bir kere daha nefislerimize tattırsın..Mesuluyetlerimizi idrak edelim, ona göre davranalım…Hayırlı Ramazanlar..

h1

Dürüstlük mü?Cesarat mi?

Temmuz 20, 2011

…hani bir oyun vardır ya, halka yaparak oturursun ortada şişe vardır çevirirsin ve şişenin ucu kime geliyorsa ona şu soruyu sorarsın “cesaret mi, dürüstlük mü?” diye

düşünüyorum da ikiside aynı şey değil midir? Cesur olmak dürüstlüğü gerektirir, dürüst insan ise savunduğu değerler uğrunda cesurdur..

lisedeyken bu oyunu oynardık ilk ve son oyunumdu. öğle arasıydı.ve ben “cesaret” dedim. o dönemler çok çalışkan(inek) bir kız olduğum için bizim kızlar güzel bir oyun verdiler. öğretmenler odasına gidip kapıyı açıp “ben koca bir aptalım” diyecektim. kimse diyebileceğime inanmadı..
ben öğretmenler odasına giderken sadece benim sınıfım değil okulun tüm sınıfları arkamda idi(herkes inek olduğumu bilir)nefes aldım gözümü kapattım kapıyı hızla açtım ve “ben koca bir aptalım” diye bağırdım, kapıyı kapatmadan gözümü açtığımda içerde kimse olmadığını gördüm. bizim kızlar her ne kadar itiraz ettiyse de sonuçta yapmıştım..:)) ama o kapıya giderken yaşadıklarımı biliyorum ve o oyundan sonra bir daha şişe çevirmece oynamadım..

h1

Sıkılmış İnsan

Temmuz 13, 2011

1 hafta tatile gittim memlekete,köye.
Büyükşehirde bir yere 2-3 sene gitmediğin zaman bir bakıyorsun herşey değişmiş ama köylerde öylemi 15-20 seneden beri herşey aynı.insanların simaları değişmiş.Gençleri tanıyamıyorum.eskiden teyzeler sorardı:”sen kimin kızısın bakim?” diye.. bende onlara benzemeye başladım. Ama evde olmak gibisi yok bu bir gerçek her ne kadar bahar temizliği yaparak pek tatil yapamasam da, yinde de herşey güzeldi. bir aksilik olmazsa eylülde gerçek bir tatil yapacağım.

uykum var, bahar yorgunluğundan mı yoksa yalnızlıktan mı bilemiyorum. kızlar hadi bitirin şu tatili gelin arık pööööfffff

h1

Haziran 23, 2011

… evlenmemin doğru olacağını,çünkü Paolo’nun iyi bir insan olduğunu ve etrafta onun gibilerinin kolay kolay bulunamayacağını söyledi.Bİr de benim yaşımdaki birinin onunla birlikte olması uygun düşermiş.”artık kırkına vardın, bundan sonra kimi bulacaksın?” bir kere ben daha otuz beş yaşındayım. Otuzunu aştıktan sonra “Nasıl oldu da evlenmedin hala?” diye soran insanlarla birlikte olmaktan bıkmıştım. Evlenmeyen bir kadın onların gözünde uygun kişiyi bulamadığı için evlenmemiştir, kendi seçiminden dolayı değil. Hep bir şeyin sonucuymuş gibi gözükür. Halbuki kadınlara şunu sorsak ne güzel olur bir düşünsene:”Niçin evlendin?” Fazladan Bir Gün-Fabio Volo

h1

Haziran 20, 2011

…Ancak sadece, geç olduğunu anladığın zaman telafi etmek için elinden geleni yaparsın ya, işte öyle bir tavır bu sanırım. Gerçekte her zaman rahatsız etmekten korkmuşumdur. Daha küçükken, başkalarının evinde, “Bir bardak su içer misin?” diye sorduklarında, susamış olsam bile,”Hayır, teşekkür ederim,” derdim. Birisi bana birşey ikram etmek istese, daha cümlesini bitirmeden hayır derdim. Hayatım boyunca başkalarına yük olmaktan, dert olmaktan korkmuşumdur. İşin en kötü yanı bu oldu. Büyüdüğümde de bu durum devam etti.Temizlikçi kadın aldığım ilk zamanlarda çok tuhaf birşey yapıyordum. Saygımdan etraftaki dağınıklığı göstermemek için, geleceği gün evden çıkmadan önce herşeyi yerleştiriyor, biraz da temizliyordum…
fazladan bir gün- fabio volo

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.